top of page

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin İhlali ve Müteahhide Karşı Açılabilecek Davalar

Yazarın fotoğrafı: Av. Ahmet Furkan YILMAZ
Av. Ahmet Furkan YILMAZ
10 Eyl
4 dakikada okunur

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin taşınmazını müteahhide devretmesi, müteahhidin de bu arsa üzerine inşaat yaparak belirli sayıda bağımsız bölümü arsa sahibine teslim etmesi esasına dayanan, uygulamada son derece yaygın ama aynı ölçüde uyuşmazlığa açık bir sözleşme türüdür. Bu yazıda müteahhidin sözleşmeye aykırı davranması hâlinde arsa sahibinin sahip olduğu hakları ve açabileceği davaları kapsamlı biçimde ele alıyoruz.


Sözleşmenin Hukuki Niteliği


Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kanunda ayrı bir sözleşme tipi olarak düzenlenmemiş, öğreti ve Yargıtay tarafından karma nitelikte bir sözleşme olarak kabul edilmiştir; sözleşmede hem eser sözleşmesine (TBK m. 470 vd.) hem de taşınmaz satışına ilişkin unsurlar bir arada bulunur. Bu nedenle uyuşmazlıklarda, Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ve genel borçlar hukukuna ilişkin hükümleri, sözleşmenin niteliğine aykırı düşmediği ölçüde kıyasen uygulanır.


Müteahhidin Gecikmesi Hâlinde Arsa Sahibinin Hakları


Kira (Gecikme) Tazminatı


Müteahhit, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinde inşaatı tamamlayıp teslim etmezse, arsa sahibi bu gecikme süresi boyunca konutunu kullanamamasından kaynaklanan zararını kira tazminatı olarak talep edebilir. Bu tazminat, gecikilen süre boyunca benzer nitelikteki bir taşınmazın rayiç kira bedeli esas alınarak hesaplanır.


Cezai Şart


Sözleşmede gecikme hâli için ayrıca bir cezai şart kararlaştırılmışsa, arsa sahibi bu cezai şartı da talep edebilir. Cezai şartın kira tazminatının yerine mi geçeceği yoksa bu tazminatla birlikte mi talep edilebileceği, öncelikle sözleşmenin lafzına ve tarafların iradesine göre belirlenir; sözleşmede aksi açıkça kararlaştırılmamışsa, uygulamada her iki talebin birlikte ileri sürülebildiği görülmektedir.


Eksik ve Ayıplı İşlerin Bedeli


Gecikme, çoğu zaman yalnızca süre aşımıyla sınırlı kalmaz; inşaat eksik bırakılmış veya teknik şartnameye aykırı, ayıplı biçimde imal edilmiş olabilir. Hatalı izolasyon, standart dışı malzeme kullanımı veya kusurlu tesisat gibi ayıplı imalatların giderim bedeli, müteahhitten ayrıca talep edilebilir; müteahhit, tespit edilen ayıbı kendi masrafıyla gidermekle yükümlüdür. Ayıp önemli boyuttaysa, arsa sahibi bedelde indirim isteyebilir veya şartların gerektirdiği hâllerde sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.


Nama İfa (Eksik İşin Başkasına Tamamlattırılması)


Mahkemeden alınacak izinle arsa sahibi, tamamlanmayan veya ayıplı bırakılan işleri başka bir yükleniciye tamamlattırabilir; bu yönteme uygulamada “nama ifa” denir. Bu şekilde yapılan işin bedeli, sorumluluğu bulunan müteahhitten talep edilir.


Sözleşmenin Feshi


Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre tek taraflı bir irade beyanıyla sona erdirilemez; fesih, ancak mahkeme kararıyla gerçekleşir. Feshin hukuki niteliği ve sonuçları, inşaatın geldiği aşamaya göre ikiye ayrılır.


Geriye Etkili Fesih (Tasfiye)


İnşaatın fiziki seviyesi düşükse -yani sözleşmenin başlangıcına yakın bir aşamada kalınmışsa- mahkeme sözleşmenin geriye etkili olarak sona erdirilmesine karar verebilir. Bu durumda müteahhit, o ana kadar yaptığı imalatın gerçek değerini arsa sahibinden talep edebilirken, arsa sahibi de -varsa- peşin olarak devrettiği tapuları geri alır ve uğradığı tüm zararların tazminini isteyebilir.


İleriye Etkili Fesih


İnşaat büyük oranda tamamlanmışsa, mahkeme sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine karar vererek, tarafların ilişkisinin inşaatın mevcut hâli üzerinden tasfiye edilmesine hükmedebilir. Bu durumda arsa sahibi, sözleşmenin zamanında ve tam olarak ifa edilmiş olması hâlinde uğramayacağı zararlarını (müspet zarar) talep edebilir; teslim tarihinden fesih tarihine kadar geçen süreye ilişkin kira kaybı, bu talebin başlıca kalemini oluşturur. Sözleşmede öngörülmüşse gecikme tazminatı ve cezai şart da bu fesih türünde talep edilebilir.


İnşaat Kısmen veya Tamamen Devredilmişse: Tapu İptali


Sözleşme kapsamında henüz hiçbir tapu devri yapılmamışsa, arsa taşınmazı hâlâ arsa sahibi adına kayıtlı olduğundan, müteahhidin haksız feshi hâlinde ayrıca bir tapu iptali davasına gerek kalmaz. Buna karşılık, inşaat tamamlanmadan arsa payının kısmen veya tamamen müteahhide ya da onun gösterdiği kişilere devredilmiş olması ve müteahhidin sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi hâlinde, arsa sahibinin bu payları geri alabilmesi için tapu iptali ve tescili davası açması gerekir.


İyiniyetli Üçüncü Kişilerin Durumu


Müteahhide devredilen paylar, sözleşme feshedilmeden önce iyiniyetli üçüncü kişilere satılmış olabilir. Bu gibi durumlarda, tapu siciline güven ilkesi gereği iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur; arsa sahibi bu taşınmazları geri alamayabilir ve zararının tazmini için doğrudan müteahhide yönelmek durumunda kalabilir. Bu nedenle inşaat devam ederken, arsa payı devredilen kişilerin kimliğinin ve iyiniyet durumunun her uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


Ruhsatsız veya Deprem Yönetmeliğine Aykırı İnşaat


İnşaatın kaçak (ruhsatsız) yapılmış olması ya da deprem yönetmeliğine aykırı biçimde inşa edilmiş olması, uyuşmazlığı önemli ölçüde etkiler. Bina deprem yönetmeliğine uygun hâle getirilebiliyorsa, bu güçlendirmenin bedelini müteahhit karşılamakla yükümlü tutulur; güçlendirme mümkün değilse ve bina yıkılması gerekiyorsa, arsa sahibi sözleşmeyi feshetme hakkı kazanır ve bu durumda -yıkılması gereken bir yapı arsa sahibinin malvarlığında bir değer artışı yaratmayacağından- müteahhit yaptığı işin bedelini arsa sahibinden talep edemez. Aynı sonuç, ruhsat alınması mümkün olmayan kaçak yapılar için de geçerlidir; ancak arsa sahibinin kaçak inşaata baştan itibaren rıza göstermiş olması, kendi talep haklarını da sınırlayabilir.


Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar


Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde uyuşmazlığın seyri; sözleşmenin somut hükümleri, inşaatın gerçekleşme oranı, tarafların o ana kadarki davranışları ve varsa üçüncü kişilerin kazanımları gibi pek çok unsura göre değişir. Bu nedenle dava stratejisinin (fesih türünün hangisinin talep edileceği, hangi tazminat kalemlerinin birlikte istenebileceği gibi) somut duruma göre belirlenmesi büyük önem taşır.


  • Sözleşmenizde cezai şart, teslim tarihi ve fesih hükümlerinin ne şekilde düzenlendiğini dikkatle inceleyin.

  • Gecikme veya ayıplı imalat tespit ettiğinizde, durumu tarih ve fotoğraflarla belgeleyerek kayıt altına alın.

  • İnşaatın ruhsat durumunu ve deprem yönetmeliğine uygunluğunu bağımsız bir teknik incelemeyle doğrulatmayı değerlendirin.

  • Arsa payı devri yapılmışsa, bu payların üçüncü kişilere devredilip devredilmediğini tapu kayıtlarından takip edin.

  • Fesih kararını tek taraflı vermeden önce, hangi fesih türünün (geriye/ileriye etkili) sizin için daha uygun olacağını bir avukatla değerlendirin.


Bu yazıdaki bilgiler güncel mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir; her inşaat sözleşmesi uyuşmazlığının kendine özgü sözleşme hükümleri ve inşaatın fiziki durumu bulunduğundan hukuki tavsiye yerine geçmez. Dosyanızı değerlendirmemiz için Yılmaz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu'na +90 553 007 93 97 numaralı telefondan ulaşabilir ya da web sitemizdeki iletişim formunu doldurabilirsiniz.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page