İfade Vermeye Çağrılan Kişi Ne Yapmalı? Susma Hakkı Nedir?
Karakoldan veya savcılıktan bir çağrı kâğıdı almak, çoğu kişi için endişe verici bir deneyimdir. Bu yazıda ifade vermeye çağrılan bir kişinin sahip olduğu hakları ve ifade öncesinde dikkat etmesi gereken hususları ele alıyoruz.
Çağrı Usulü
Gözaltında veya tutuklu olmayan bir kişinin ifadesinin alınabilmesi için, öncelikle kendisine çağrı nedeninin açıkça belirtildiği bir davetiye gönderilir; çağrıya uymayanların zorla getirileceği de bu davetiyede belirtilir. Çağrıldığı hâlde gelmeyen ve hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan kişi hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
İfade Alma Sırasında Bildirilmesi Gereken Haklar (CMK m. 147)
Susma Hakkı
Şüpheli veya sanığa, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı olduğu -yani susma hakkı- açıkça hatırlatılmalıdır. Bu hak, Anayasa m. 38'de yer alan “hiç kimse kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz” güvencesine dayanır. Susma hakkının kullanılması, suçun kabul edildiği anlamına gelmez ve kişinin aleyhine bir karine olarak kullanılamaz. Ancak bu hak yalnızca isnat edilen suça ilişkin açıklamayı kapsar; kişi, kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermekle yükümlüdür.
Avukat (Müdafi) Bulundurma Hakkı
Şüpheli veya sanığa, bir avukat seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkı bulunduğu, avukat seçecek durumda değilse baro tarafından kendisine bir avukat görevlendirileceği ve bu avukatın vekâletname aranmaksızın ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir.
Yakınlarına Haber Verilmesi
Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin, yakınlarından istediği birine bu durumun derhâl bildirilmesi sağlanır.
Lehine Delil Toplanmasını İsteme
Şüpheliye, kendisi hakkındaki şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği ve kendi aleyhine olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırma, lehine olan hususları ileri sürme imkânı bulunduğu hatırlatılır.
Şüpheli mi, Tanık mı?
İfadeye çağrılma nedeninizin şüpheli sıfatıyla mı yoksa tanık sıfatıyla mı olduğunu netleştirmek önemlidir; zira tanıkların susma hakkı yoktur ve kural olarak doğru beyanda bulunma yükümlülüğü altındadırlar (yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı gibi istisnalar hariç). Çağrı kâğıdında veya ifade sırasında hangi sıfatla dinlendiğinizin açıkça belirtilmesini isteyebilirsiniz.
İfade Vermeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
İfade, dosyanın seyrini belirleyebilecek en önemli delillerden biri olduğundan, avukatsız ifade vermek ileride telafisi güç sonuçlar doğurabilir. İfade tutanağı okunmadan ve varsa hatalar düzeltilmeden imzalanmamalıdır. İfadenin özgür iradeyle ve baskı, tehdit veya aldatma olmaksızın alınması da kanuni bir güvencedir.
İfadeye gitmeden önce mümkünse bir avukatla görüşün; avukat olmadan ifade vermek zorunda olmadığınızı unutmayın.
Susma hakkınızı kullanmanın, aleyhinize bir delil olarak kullanılamayacağını bilin.
İfade tutanağını imzalamadan önce dikkatlice okuyun; yanlış veya eksik bir ifadeyi düzelttirmeden imzalamayın.
Şüpheli mi tanık mı olarak çağrıldığınızı öğrenin; bu, haklarınızın kapsamını doğrudan etkiler.
Bu yazıdaki bilgiler güncel mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme niteliğindedir; her ceza dosyasının kendine özgü delil durumu ve savunma stratejisi bulunduğundan hukuki tavsiye yerine geçmez. Şüpheli, sanık veya mağdur sıfatıyla bir sürecin içindeyseniz, Yılmaz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu'na +90 553 007 93 97 numaralı telefondan ulaşabilir ya da web sitemizdeki iletişim formunu doldurabilirsiniz.
Yorumlar